Fikir, çekim ve sonunda kalan görsel seri arasındaki yaratıcı sürece yakından bakış.
Bir görsel seri çoğu zaman tamamlanmış bir planla başlamaz. İlk adım bir cümle, renk, mekân ya da kişinin aktarmak istediği duygu olabilir. Bu küçük başlangıçtan net bir görsel yön kurmak işin ilk bölümüdür. İkincisi, o yön gerçek ışıkla, mekânla ve hareketle karşılaşınca başlar.
Yönü bulmak
Çekim öncesinde olabildiğince çok referans toplamakla yetinmeyiz. Görsellerin nerede kullanılacağını, hangi atmosferi taşıması gerektiğini ve hangi karelerin birlikte çalışacağını sorarız. Işık, mekân, kıyafet, malzeme ve ritim üzerine bir dizi karar doğar. Her ayrıntıyı sabitlemeyiz. İyi bir fikir ana hatları belirlerken ana nefes alacak alan bırakır.
Çekim sırasında bazı şeyler değişir. Bir mekân eskizdekinden farklı görünür, bir duruş doğal hissettirmez ya da küçük bir ayrıntı birden önem kazanır. Gözlem bu yüzden tasarımın parçasıdır. Fikri izleriz ama ona körü körüne bağlı kalmayız. Beklenmedik bir an planlanandan daha çok şey anlatıyorsa seri yönünü hafifçe değiştirebilir.
Seçkide hikâyeyi görmek
Çekimden sonra başka bir bakış başlar. Çok sayıda iyi tek kare, mutlaka iyi bir seri kurmaz. Geçişlere, tekrarlara ve karşıtlıklara bakarız. Yakın bir portre açık bir mekânın yanında güçlenebilir; bir ayrıntı iki bölümü birbirine bağlayabilir. Bazen güzel bir kareyi, hikâyeyi yanlış yöne çektiği için çıkarırız. Seçki yalnızca azaltmak değil, son tasarım kararıdır.
Sonunda farklı alanlarda kullanılabilen ama kendi içinde bütün duran bir seri kalmalıdır. Güçlü ana karelere, sakin eşlikçilere ve bakış için boşluğa ihtiyacı vardır. Bu yol ne tamamen kendiliğindendir ne de sert bir plana bağlıdır. Hazırlığı, dikkati ve doğru anda karar verebilme cesaretini birleştirir.
